Avrupa’da yeni soğuk savaş: Siber korsanlar süpermarket dondurucularına neden saldırıyor?

Avrupa’da 12 Ekim‘de Fransa‘da yüzlerce marketi etkileyen siber saldırının ardından, 2 Kasım Pazartesi günü yeni bir dalga ortaya çıktı. Yedi ülkede soğutma sistemlerine yönelik saldırılar veya şüpheli müdahaleler bildirildi. Bazı dondurucuların sıcaklığı 50–55 dereceye kadar yükselirken, marketler büyük miktarda gıdayı satıştan çekmek zorunda kaldı.

BELÇİKA

Carrefour, 15 mağazasının hedef alındığını doğruladı. Delhaize, Colruyt, Spar ve bazı Intermarché mağazalarında da sorunlar yaşandı. IKEA‘nın Mons mağazasındaki soğutucular da etkilendi. Bir market işletmecisi, imha edilen gıdaların değerini en az 60 bin avro olarak açıkladı.

İSVEÇ

Coop, altı mağazasının siber saldırıya uğradığını doğruladı. ICA zincirinin bazı şubelerinde de soğutma sistemleri devre dışı kaldı. Öland Adası‘ndaki bir marketin müdürü, donduruculardan birinin 55 dereceyi gösterdiğini ve zeminin suyla kaplandığını anlattı.

LÜKSEMBURG

Delhaize, dört mağazasındaki soğutma sistemlerinin etkilendiğini bildirdi. Bazı taze ve dondurulmuş ürünler geçici olarak satıştan kaldırıldı.

İRLANDA

SuperValu zincirine bağlı 13 mağazada soğutma sistemleri etkilendi. İşletmeci Musgrave, tedbir amacıyla ürünleri satıştan çekti. Sorunun aynı gün giderildiği açıklandı.

HOLLANDA

En az 17 işletmenin soğutma sistemlerine müdahale edildi. Hedefler arasında kasaplar, küçük marketler ve soğuk hava depoları bulunuyor. Büyük süpermarket zincirlerinin bu dalgadan etkilenmediği bildirildi.

ESTONYA

Selver zincirinin bir mağazasında saldırganlar soğutma sistemine erişerek sıcaklığı 50 dereceye yükseltti. Teknik ekiplerin hızlı müdahalesi sayesinde ciddi zarar önlendi.

FİNLANDİYA

Kesko grubuna bağlı birkaç küçük markette olağandışı sıcaklık artışları tespit edildi. Şirket, siber saldırı ihtimalini araştırıyor; neden henüz kesinleşmedi.

KİM, NEDEN SALDIRIYOR?

Saldırıları henüz hiçbir grup üstlenmedi. Soruşturmalarda, internete bağlı eski soğutma kontrol sistemlerinin güvenlik açıkları üzerinde duruluyor.

Finlandiya Ulusal Siber Güvenlik Merkezi uzmanı Roni Kokkola, güvenlik açıklarının giderek daha hızlı istismar edildiğini belirtiyor. Estonyalı soğutma teknolojileri yöneticisi Jann Mutso ise saldırı yöntemlerinin benzerliğine dikkat çekiyor ancak ortak fail konusunda kesin konuşmuyor.

Danfoss‘un açıklamalarına göre bazı eski cihazlar artık güvenlik güncellemesi almıyor. Hollanda‘da etkilenen sistemlerin bir bölümünde varsayılan parolaların kullanılmaya devam edildiği bildirildi.

Olası motivasyonlar arasında ekonomik sabotaj ve güvenlik açıklarının kötüye kullanılması bulunuyor. Ancak devlet destekli bir operasyon veya koordineli saldırı ağına ilişkin doğrulanmış kanıt yok.

KOMPLO TEORİSYENLERİ İŞ BAŞINDA

Avrupa’nın dört bir yanında marketlerin soğutma sistemlerini hedef alan gizemli siber saldırılar, beraberinde yanıt bekleyen soruları da getirdi. Saldırganların kimliği belirsiz, ortada bilinen bir fidye talebi yok ve operasyonları üstlenen herhangi bir örgüt bulunmuyor.

Peki, kim neden binlerce kilometre uzaktaki marketlerin dondurucularını hedef alsın? Ekonomik sabotaj mı, daha büyük bir gıda krizinin provası mı, yoksa perde arkasında başka çıkarlar mı var? Kesinleşmiş bulguların sınırlı olması, birbirinden çarpıcı komplo teorilerine de kapı aralıyor.

İşte henüz somut kanıtlarla desteklenmeyen üç dikkat çekici senaryo…

RUSYA’DAN AVRUPA’YA HİBRİT SAVAŞ

İlk komplo teorisi, saldırıların Rus istihbaratı veya Moskova bağlantılı bilgisayar korsanları tarafından gerçekleştirildiği yönünde. Bu senaryoya göre amaç, Avrupa’nın gıda tedarik zincirini bozmak, ekonomik zarar oluşturmak ve toplumda güvensizlik yaratmak. Rusya’nın geçmişte Avrupa altyapılarına yönelik siber operasyonlarla ilişkilendirilmesi bu şüpheleri besliyor. Ancak marketlerdeki son saldırıları Rusya’ya bağlayan doğrulanmış teknik kanıt bulunmuyor.

BÜYÜK KRİZİN PROVASI

İkinci teoriye göre marketlerdeki soğutucular asıl hedef değil, daha büyük bir operasyonun deneme alanı. Bu iddiayı savunanlar, saldırganların Avrupa’nın soğuk zincir altyapısının ne kadar savunmasız olduğunu ölçtüğünü, ileride gıda depolarını, ilaç lojistiğini ve büyük dağıtım merkezlerini hedefleyebileceğini ileri sürüyor. Teorinin çıkış noktası, saldırıların yalnızca dijital sistemleri değil, doğrudan fiziksel ürünleri etkilemesi. Bunun planlı bir büyük ölçekli operasyonun provası olduğuna dair kanıt yok.

GIDA PİYASASINI ŞEKİLLENDİRME PLANI MI?

Üçüncü komplo teorisi, saldırıların büyük gıda şirketlerine, teknoloji tedarikçilerine veya siber güvenlik sektörüne ekonomik avantaj sağlamak için düzenlendiği iddiasına dayanıyor. Bu anlatıya göre küçük işletmeler zarar görürken büyük zincirler ve güvenlik teknolojisi sağlayıcıları krizden güçlenerek çıkabilir. Bazı yorumlarda saldırılar, gıda tedarikinin daha merkezi ve dijital olarak denetlenebilir hale getirilmesine yönelik bir girişim olarak sunuluyor. Ancak bu çıkar ilişkisini veya planlı bir piyasa manipülasyonunu destekleyen güvenilir kanıt bulunmuyor.

Öte yandan, bunlar doğrulanmış teoriler değil, olay etrafında geliştirilebilecek üç spekülatif anlatı. Reuters ve siber güvenlik yayını The Record’un 2 Kasım haberlerine göre saldırganların kimliği, motivasyonu ve iki saldırı dalgasının aynı aktör tarafından yürütülüp yürütülmediği henüz belirlenmedi.